22 Eylül 2011 Perşembe

altTAN

Gün doğuyor yine, yerden ama bu sefer. Tan kızıllığı kaldırımda başlıyor ve ürpertici binanın soylar görmüş ilk dairesini ışıldatıyor. Onlara günken bana geceymişcesine bu sefer camıma vurmuyor. Tan bile korkuyor doğmaya, yükselmeye ve aydınlatmaya. Sinsice yaklaşıyor sokakların tenha saatlerinde kaldırımlardan. Ve sen; silindikçe siliniyorsun aşağısı aydınlanıp burası karanlıkta kaldıkçe. Çünkü karanlıkta olan karşısındaki aydınlığı çok net görür. Oysa senin için benim olduğum yer karanlık... psikopatik... biraz da septik. Ruh hastalığı için hastalığın ne olduğunu bilmek gerekir. İyi olmama haliyse eğer hastalık, benim ruhum şu an çok mu çok iyi. Tan kızıllığının utancı senin yüzünden. Ve benim karanlığım. Ve çoklukla da burda durmayı sevdiğimden. Ben burada kalmaktan mutluyken, güneş zorla aydınlatacak yine sabahı. Her kelimeni... her yüzünü...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder