22 Eylül 2011 Perşembe

altTAN

Gün doğuyor yine, yerden ama bu sefer. Tan kızıllığı kaldırımda başlıyor ve ürpertici binanın soylar görmüş ilk dairesini ışıldatıyor. Onlara günken bana geceymişcesine bu sefer camıma vurmuyor. Tan bile korkuyor doğmaya, yükselmeye ve aydınlatmaya. Sinsice yaklaşıyor sokakların tenha saatlerinde kaldırımlardan. Ve sen; silindikçe siliniyorsun aşağısı aydınlanıp burası karanlıkta kaldıkçe. Çünkü karanlıkta olan karşısındaki aydınlığı çok net görür. Oysa senin için benim olduğum yer karanlık... psikopatik... biraz da septik. Ruh hastalığı için hastalığın ne olduğunu bilmek gerekir. İyi olmama haliyse eğer hastalık, benim ruhum şu an çok mu çok iyi. Tan kızıllığının utancı senin yüzünden. Ve benim karanlığım. Ve çoklukla da burda durmayı sevdiğimden. Ben burada kalmaktan mutluyken, güneş zorla aydınlatacak yine sabahı. Her kelimeni... her yüzünü...

24 Ocak 2011 Pazartesi

Sağolun... Var olun...

Kolayca geçiverdim, bir gecede
Yirmi ile dostluğumdan otuzla olan münasebetime
Bir mağarada yakalamayacakları kesin beni
Günahkar değilsem de mübarek biri olmama da çok yol var şimdilik.
Sahip olduğum şeylerden yorulduğum zamanlar adına konuştuğumda
Büyük bir şapşallık duyuyor ve tırmalıyorum maymunun kafesini tam gözlerinin içine bakarak.
Sizi yakan şeyeler üzerinde bir yer edinebildiğinizde ateş olur, kor kalırsınız.
Öpmesine izin vermek yerine öpmesini ister,
Düşmek yerine süzülürsün extrosferler arasında çizdiğin zigzaglarla.
Gözlerini kapatman da gerekmez üstelik
Yahut açmak için özel çaba sarfetmek.
Hayatının anlamını, varoluş nedenini öğreneceğin hatta ve hatta yaşayacağın güne, an'a yaklaştığında
Dingin bir hal alır;
Her zamanki kahveni daha bir iştahla içersin...

Hayatın amacı nedir LYA?

"Hayat, manyetik enerji olan kendisinin, antitezini açıklamakta karşılaştığımız karışıklığı yenmektir. Ama, ölesiye bir savaş değildir, belki de savaştır... söylemek istediğim, sizin dünyada alışık olduğunuz türden bir savaş olmadığı. Bu savaş insanın içindedir. Yanlışları, kusurları düzeltmek, meziyetler yaratmak için yapılır bu savaş. Size daha önce de söyledim. Hayat, prensip olarak elektromanyetik bir anımsama fazıdır. Yani siz, doğduğunuzda, her şeyi yoğunlaştırılmış bir biçimde belleğinize yerleştirilmiş olarak doğuyorsunuz. Zaman içinde ataletiniz sayesinde bunları yeniden keşfediyorsunuz. Hayatınızı dengeli bir biçimde sürdürebilmek için mücadele veriyorsunuz.Zekanızı öyle bir düzeye yükseltmelisiniz ki, belleğiniz, varolabileceğiniz süreyi uzatmaya yardımcı olsun... bu da bazı duygular ve özelliklere karşı savaşmakla mümkün olur. Böylece, içinizde gerçek bir savaş başlar."